İsrail Savunma Bakanı Katz, ordunun İran’a yönelik bağımsız saldırılar için hazırlık yapması talimatı aldığını açıkladı. Bir podcast programında konuşan Bakan Katz, Lübnan’ın güneyindeki işgal ve Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılar hakkında da önemli değerlendirmelerde bulundu. Bu açıklamalar, bölgesel güvenlik politikalarına dair kritik bilgiler içeriyor.
Bakan Katz, Başbakan Binyamin Netanyahu ile birlikte İsrail ordusuna İran’a karşı bağımsız saldırı hazırlıkları yapması talimatını verdiklerini belirtti. Tahran yönetiminin, ABD ile birlikte İran’a düzenlenen saldırılarda vurulan nükleer tesislerin yeniden inşasına başlamadığını öne süren Katz, “Bunu tekrar başlatmak için öncelikle bir karar almaları gerekir ve henüz böyle bir karar almış değiller” ifadelerini kullandı.
Lübnan’daki operasyonlara değinen Katz, “Lübnan’ın güneyinin Gazze’ye döneceğini ve Refah modelini uygulayacağımızı söylemiştim” dedi. Yaklaşık 200 bin bölge sakininin “çok uzun bir süre daha” evlerine dönemeyeceğini savunan Bakan, “Evlerinin yaklaşık yarısı zaten yıkılmış durumda. Artık orada hiçbir sivil yok. Sadece askerler ve yıkılmış evler var” şeklinde konuştu.
Katz, Lübnan’ın güneyindeki tüm yapıları yerle bir ettiklerini ve sınır hattı boyunca uzanan 24 Lübnan köyünü “haritadan sildiklerini” ifade etti. Ordu, buldozerler ve patlayıcılarla köyleri sistematik bir şekilde yok etti. Bakan, “Evlerin yüzde doksanı artık yok. 15 bin ile 20 bin arasında ev yerle bir edildi” bilgisini paylaştı.
Gazze Şeridi’nde devam eden saldırı ve işgale ilişkin de konuşan Katz, “Gazze’nin kalbindeyiz. Yalnızca hala Gazze’de olmakla kalmıyoruz, oradaki varlığımız küçülmek yerine daha da genişliyor” ifadelerini kullandı. Gazze Şeridi’nde işgal ettikleri alanların yüzde 60’ın üzerine çıktığını belirten Bakan, işgalin süreceğini vurguladı.
Katz, “Açık ve net bir şekilde orada kalmaya devam edeceğiz. Bu güvenlik bölgeleri artık İsrail’in ulusal güvenlik politikasının bir parçasıdır” dedi. Refah kentindeki yıkıma dikkat çeken Bakan, “Refah yerle bir edildi. Artık dönebilecekleri bir yer yok. Orada kalanlar ise tünellerde sıkışıp kaldı. Daha sonra aynı modeli Beyt Hanun, Han Yunus ve diğer yerlerde de uyguladık” açıklamasında bulundu.
Reklam & İşbirliği: [email protected]