ABD’li yetkililere dayandırılan haberlere göre, CNN’in açıklamadığına göre, İran ile varılan mutabakat metni, öncelikle İran’ın kamuoyuna daha kolay bir şekilde satabilmesi amacıyla “son derece muğlak” bir şekilde hazırlandı. Bir yetkili, metni “siyasi bir belge” olarak nitelendirirken, “mutabakatın diline çok fazla anlam yüklenmemeli” ifadesini kullandı. Yetkiliye göre, belgede temel olarak yaptırımların kaldırılacağı, nükleer anlaşmanın yapılacağı ve dondurulmuş fonların serbest bırakılacağı belirtiliyor. Ancak yaptırımların ne zaman kaldırılacağı ilerlemeye bağlı olacakken, fonların serbest bırakılması ise mekanizmalar konusunda anlaşmaya varıldıktan sonra gerçekleşecek.
CNN’e bilgi veren bir kaynağa göre, mutabakat metni, İran’ın yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stokuna ilişkin belirli taahhütleri içermiyor. Başkan Donald Trump ve diğer yetkililer stokların ABD gözetiminde imha edileceğini vurgulasa da, mutabakatta sadece İran’ın nükleer silah üretmeyeceğini teyit ettiği ifadesine yer veriliyor. İran’ın arka kanallar aracılığıyla ABD’nin istediği tavizleri sunacağı ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) koordinasyonunda zenginleştirilmiş malzemelerin imhasında ABD’nin rol alacağına dair iddialar bulunmasına rağmen, bu konular mutabakatta açıkça belirtilmemiş.
Yetkililere göre, mutabakat metni, İran’ın taahhütlerini yerine getirmesi durumunda elde edeceği mali kolaylıkları detaylı bir şekilde ortaya koymaktadır. Tahran’ın ileride 300 milyar dolarlık bir kalkınma fonundan yararlanabileceği belirtilirken, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılması konusunda ise metnin daha belirsiz olduğu ve varlıkların ilerleyen müzakerelerde serbest bırakılacağı ancak belirli bir takvimin olmadığı ifade ediliyor.
Mutabakat, İran’ın petrol ve petrokimya ürünlerini satmasına ve ABD’nin bu satışlara yönelik yaptırım muafiyetleri tanımasına izin veriyor. Öte yandan, İran lideri Mücteba Hamaney’in mutabakatı zımni olarak onayladığı belirtilirken, cuma günü başlayacak ve 60 gün sürecek olan müzakerelerde, ABD’nin İran’ın taahhütlerine ne ölçüde bağlı kalacağı ve nükleer alanda hangi tavizleri vermeye hazır olduğu değerlendirilecek.
Reklam & İşbirliği: [email protected]