Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Poseidon nükleer torpido ve Burevestnik nükleer motorlu füze testleri, ABD Başkanı Donald Trump’ın nükleer test moratoryumunu sona erdirme kararı ile birlikte yeni bir küresel nükleer gerilim döneminin kapısını araladı. Uzmanlara göre, bu adımlar Soğuk Savaş sonrası en ciddi nükleer rekabet sürecine işaret ediyor. Çin’in genişleyen nükleer programı da denkleme üçüncü bir unsuru ekliyor.
Ukrayna-Rusya Savaşı, nükleer tehditlerin gölgesinde sürüyor. Putin, Batı’nın Ukrayna’ya silah desteğini “kırmızı çizgi” olarak tanımlarken, Trump’ın Moskova ile müzakere çabalarına rağmen gerginlik azalmadı. Rusya’nın nükleer söylemi, ABD’nin füze savunma kalkanı planlarına yanıt olarak daha sert bir hal aldı.
Putin, Poseidon torpidosunun denizaltıdan fırlatma motoru ve nükleer ünitesiyle başarıyla test edildiğini duyurdu. Bu “kıyamet silahı” olarak tanımlanan torpido, radyoaktif dalgalar oluşturarak şehirleri yaşanmaz hale getirebilecek güce sahip. Burevestnik füzesi ise sınırsız menzile ve engellenemez bir silah olarak övüldü.
Trump’ın nükleer testleri yeniden başlatma kararı, ABD-Rusya nükleer anlaşmazlığını derinleştirirken, New START Anlaşması’nın 2026’da sona erecek olması tarafları yeni bir silahlanma yarışına sürükleyebilir. Uzmanlar, kontrolsüz bir silahlanma döneminin kapısının aralandığı konusunda uyarıyor.
Çin, ABD-Rusya’nın nükleer azaltım yapmasını savunurken, üçlü bir anlaşmaya dahil olmayı reddediyor. Çin’in hızla artan nükleer cephaneliği, küresel dengeyi değiştirebilir ve yeni silahlanma yarışını tetikleyebilir.
Bu gelişmeler, uluslararası güvenlik dengesini kökten sarsabilecek bir dönemi işaret ediyor ve savunma uzmanlarına göre “yeni bir nükleer çağın başlangıcı” olabilir. Sonuç olarak, dünya yeni bir nükleer gerilim dönemine doğru hızla ilerliyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]