Ünlü gezgin Evliya Çelebi’nin betimlemesiyle “Halep’in havasının letafeti” hiçbir diyarda görülmemiştir. Anadolu’dan Mezopotamya’ya, Akdeniz’den İran’a giden yolların kavşağında bulunan bu şehir, eski medeniyetlere ev sahipliği yapmıştır.
2011’de başlayan iç savaş, 5 milyon insanın yaşadığı Halep’i vurdu. Rejim saldırılarıyla şehir büyük bir yara aldı, tarihi yapılar yıkıldı, insanlar evlerini terk etmek zorunda kaldı. Esed rejiminin baskıcı yönetimi, halkın demokrasi talepleriyle karşı karşıya geldi.
2016 yılında başlayan çatışmalar sonucunda 2017’de Esed rejimi Halep’i geri aldı. Bu, Suriyeliler arasında büyük bir heyecana neden oldu çünkü yıllardır evlerinden uzakta, zor koşullarda yaşayan milyonlarca insanın özlemle baktığı bir şehirdi Halep. İdlib’deki milyonlarca insan, Halep’in geri alınmasıyla umutlanmış, evlerine dönme hayali kurmuştu.
Savaşın etkisiyle evlerini terk eden Suriyeliler, Esed rejimi ve müttefiklerinin saldırılarına maruz kaldı. Demografik yapı değişimine uğrayarak yerlerinden edilen insanlar, yaşadıkları acıları bir kat daha artırdı. İran’ın stratejik politikalarıyla Suriye’deki nüfuzunu pekiştirmesi, Suriyelilerin acılarını daha da derinleştirdi.
Halep’in geri alınması, Suriyeliler için eski yaşamlarına dönüş umudu demek. Evlerine, topraklarına kavuşma beklentisi ve yeni bir başlangıç hayali taşıyan milyonlarca insan, Halep’in yeniden muhaliflerin kontrolüne geçmesiyle umutlanıyor ve geri dönme planları yapıyor. Bu, Suriye’nin yeniden inşası ve barışın sağlanması yolunda önemli bir adım olabilir.
Reklam & İşbirliği: [email protected]
Yorum Yap