KKTC Cumhurbaşkanı Erhürman, Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13’üncü Zirvesi’nde önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliği yaptığı zirvede konuşan Erhürman, Ada’da adil ve kalıcı bir çözüm için Türkiye ile yakın işbirliği içinde çalışacaklarını belirtti. Kıbrıs Türk halkının dünyayla bütünleşmesini ve bölgede barış ile istikrarın güçlendirilmesini temel hedef olarak gösterdi.
Erhürman, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasıyla düzenlenen zirveye katılmaktan duyduğu memnuniyeti ifade etti. Doğu Akdeniz’in gerilimler yerine karşılıklı saygı, kapsayıcı işbirliği ve ortak refahın hakim olduğu bir bölgeye dönüşmesini arzu ettiklerini kaydetti. Zirvenin Türkiye Cumhuriyeti’nin 103. yıl dönümüne denk gelmesini anlamlı bulduğunu ekledi.
Cumhurbaşkanı Erhürman, “Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik” temasının ortak geleceği şekillendirmede güçlü bir mesaj taşıdığını vurguladı. “Dilde birlik” ilkesinin ortak tarih ve kültürü, “fikirde birlik” anlayışının ise ortak hedefler etrafında dayanışmayı ifade ettiğini belirtti. “İşte birlik” ilkesini ise bu değerleri somut işbirliklerine dönüştürmek olarak tanımladı.
Erhürman, Kıbrıs Türk halkının uzun yıllardır uluslararası toplumla doğrudan temasını kısıtlayan haksız izolasyonla karşı karşıya olduğunu dile getirdi. Bir halkın kültür, sanat, spor, bilim, eğitim ve ekonomi alanlarında uluslararası ilişki kurmasının temel insan hakları sorunu olduğunu vurguladı. Kıbrıs Türklerinin 2004’teki çözüm iradesine ve yapıcı tutumlarına rağmen izolasyonun sürdüğüne dikkat çekti.
Erhürman, Ada’da karşılıklı güvenin gelişimini ve çözüm ortamını olumsuz etkileyen girişimlere dikkat çekti. Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) nezdinde yapılan girişimlere verilen yanıtların önemli mesajlar içerdiğini aktardı.
BM Genel Sekreteri Guterres, 16 Ekim 2026 tarihli mektubunda Kıbrıs Türk halkının kültürel, sportif, siyasi ve diplomatik faaliyetlerini etkileyen olumsuz gelişmeleri “cesaret kırıcı” olarak nitelendirdi. Avrupa Komisyonu’nun 6 Ekim 2026 tarihli mektubu ise AB’nin 2004’te ortaya koyduğu izolasyonu sona erdirme hedefini yeniden teyit etti.
İki mektubun ortak mesajının açık olduğunu belirten Erhürman, Kıbrıs Türk halkıyla her alanda temas, diyalog ve işbirliğinin güçlü bir siyasi ve hukuki zemini olduğunu vurguladı. Bu zeminin BM ve AB tarafından da desteklendiğini ifade etti. Atılacak adımların karşılıklı güven ortamına ve çözüm çabalarına katkı sağlayacağının altını çizdi.
Erhürman, zirvenin temasındaki “işte birlik” anlayışının Kıbrıs Türk halkı için özel önem taşıdığını vurguladı. Ortak dayanışma fikrini daha fazla somut işbirliğine dönüştürme çağrısı yaptı. Bu kapsamda üniversiteler arasında ortak araştırma programları geliştirilebileceğini ve gençlerin değişim projelerinde buluşturulabileceğini ifade etti.
Sanatçıların kültürel diyaloğunu sergi, konser ve opera gibi ortak alanlar geliştirerek güçlendirebileceklerini anlattı. Girişimcileri, iş insanlarını ve araştırmacıları bir araya getirerek ticaret, yatırım, dijital dönüşüm ve yenilikçilik gibi alanlarda yeni fırsatlar yaratılabileceğini kaydetti. KKTC’nin yükseköğretim birikimi, genç insan kaynağı ve turizm potansiyeliyle bu işbirliklerine önemli katkılar sunabileceğini söyledi.
KKTC’nin Türk dünyası ile Doğu Akdeniz arasında ekonomik, bilimsel ve kültürel bir köprü olma hedefiyle hareket etmeye hazır olduğunu belirten Erhürman, Ada’da ve bölgede barış, istikrar ve işbirliğinin güçlendirilmesinin bütün çabalarının temelinde yer aldığını yineledi. Ortak değerleri korumanın yanı sıra gelecek nesiller için somut kazanımlara dönüştürmenin sorumlulukları olduğunu sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]