ABD’nin savunma ve dışişleri bakanlıklarının verilerine göre, ABD özellikle 2025’in son çeyreğinde Orta Doğu’dan Asya-Pasifik’e, Avrupa’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada, küresel krizlerin ve jeopolitik gerilimlerin yaşandığı bölgelerde, müttefik ve ortak ülkelere milyarlarca dolarlık silah ve askeri teknoloji satışına onay verdi. Söz konusu satışlar, savaş uçakları, uzun menzilli füzeler, hava savunma sistemleri, insansız hava araçları, radar ve komuta-kontrol altyapıları gibi yüksek maliyetli kalemleri kapsıyor. Silah satışları yalnızca teslimatla sınırlı kalmıyor, aynı zamanda bakım, eğitim, yazılım ve uzun vadeli teknik destek anlaşmalarıyla birlikte alıcı ülkeleri ABD savunma sanayisine yapısal olarak bağımlı hale getirme riski taşıyor.
ABD’nin silah ve askeri teknoloji satışı yaptığı ülkelerin haritası ise küresel krizlerin ve jeopolitik gerilimlerin yaşandığı güvenlik fay hatlarının coğrafi dağılımıyla büyük ölçüde örtüşüyor. Milyar dolarları aşan silah ve askeri teknoloji satışı, Trump’ın küresel ve bölgesel krizleri iddia ettiği gibi diplomasi ve barış girişimleriyle değil, aynı zamanda sistematik bir silah tedarik zinciri üzerinden yönettiği ve “savaş ekonomisi” oluşturduğu yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıyor.
ABD Başkanı Trump, ayrıca 13-16 Mayıs 2025’te Orta Doğu turu kapsamında ziyaret ettiği Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ile savunma işbirliği kapsamında anlaşmalara imza attı. Bu çerçevede ABD ve Suudi Arabistan arasında silah alımı, enerji işbirliği, Suud ordusunun eğitimi gibi başlıklarda yaklaşık 600 milyar dolar değerinde anlaşma imzalanırken, Katar’la ise savunma, havacılık ve enerji gibi çok sayıda alanda 1,2 trilyon dolarlık yatırım anlaşması yapıldı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]