Uluslararası insancıl hukuk ve Çocuk Hakları Sözleşmesi, çocukların çatışma ortamlarında istismar edilmesini açıkça yasaklarken sahadaki uygulamalar, bu hukuki çerçeve ile fiili durum arasındaki derin uçurumu gözler önüne seriyor. Çocukların silahlı çatışmalarda farklı biçimlerde kullanılmasına ilişkin Birleşmiş Milletler (BM) verileri, ayrım gözetmeyen saldırılar, ateşkes ve barış anlaşmalarının hiçe sayılması ile derinleşen insani krizlerin, çocukların üzerindeki ağır yükü artırdığını gösteriyor.
BM Genel Sekreterliğinin Silahlı Çatışmalarda Çocuklar Özel Temsilciliği tarafından hazırlanan ve 23 Aralık 2025‘te yayımlanan rapora göre, küresel ölçekte çocuklara yönelik ağır ihlaller, 2024’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 25 artarak rekor seviyeye ulaştı. Silahlı bir güç veya grupla ilişkilendirilen çocuk tanımı, 18 yaşın altındaki bireylerin yalnızca doğrudan çatışmalara katılımını değil, silahlı yapılar tarafından herhangi bir kapasitede kullanılmasını da kapsıyor. Çocuklara yönelik ihlallerin, savaşmaya zorlanmalarıyla sınırlı kalmadığı ve çok geniş bir istismar alanını kapsadığı belirtiliyor.
Cinsel şiddetin, silahlı çatışmalarda bilinçli ve sistematik bir savaş yöntemi olarak kullanıldığı ve çocuklara yönelik tecavüz ve diğer cinsel şiddet türlerinde 2024’te bir önceki yıla kıyasla yüzde 35 artış kaydedildiği belirtiliyor. Kız çocukları özellikle cinsel şiddete maruz kalırken, bu yöntemin toplumu sindirme ve kontrol sağlama amacı taşıdığı vurgulanıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]